Son dakika ve doğru haberin adresi.

Bürümcekçi’nin Not Defterinden

15 min read
3 Mart 2021

ÖZET

– Normalleşme adımlarının atıldığı günün ertesinde yeni vaka sayısı 11 bin 837 ile 7 Ocak’tan beri en yüksek düzeyine çıktı.

– Şubat ayında ihracat %9.6 artışla 16,0 milyar dolar ve ithalat ise %9.8 artışla 19,4 milyar dolar olurken, dış ticaret açığı ise %10.7 artışla 3,36 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

– Analiz: Bankaların yurtdışı yerleşiklerle yapılan swaplarla sağladığı TL fonlama Ocak’ta yükselişini sürdürdü. BDDK verileri üzerinden swaplardaki son dun duruma baktım.

– Analiz: Hazine borçlanmalarında yılın ilk iki ayı sonrası görünüm.

– Şubat ayı otomobil ve hafif ticari araç satışları pazarı yıllık bazda yüzde 24,2 artarak 58 bin 504 adet oldu.

– Bugün 10:00’da TÜİK tarafından Şubat ayı enflasyon verileri açıklanacak. Bu veriye ilişkin yapılan anketlerde aylık medyan tahmini yüzde 0,75 artış olacağı yönünde gerçekleşmişti.

– Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’de hizmetler PMI ve ISM endeksleri açıklanıyor.

Yeni vaka sayısı 7 Ocak’tan beri en yüksek düzeyine çıktı

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 yeni vaka sayısı 11 bin 837, hasta sayısı 668, ölüm sayısı 68, toplam vaka sayısı 2 milyon 723 bin, toplam can kaybı 28 bin 706 kişi oldu. Yeni vaka sayısı ve hasta sayısı yükselirken, ölüm sayısı düne göre geriledi. Buna karşılık, yeni vaka sayısının ölümler açısından öncü gösterge olduğu düşünüldüğünde son 14 günlük ortalamasının 8 bin 663 ile yükselişini sürdürmesi olumsuz bir gelişme oldu. Öte yandan, hasta başına ölüm sayısı %4.1 ile değişmezken, yapılan test sayısının belirgin artmasına paralel test başına hasta sayısı %0.5 ile değişmedi. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı hastalarda zatüre oranı %3.6 ile aynı kalırken, ağır hasta sayısı 1227 ile yine artış gösterdi. 

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı dünya genelinde ise dün 115 milyon 240 bini aştı. En çok vaka görülen ülke 29 milyon 355 bin ile ABD olurken, onu 11 milyon 139 bin ile Hindistan, 10 milyon 646 bin ile Brezilya, 4 milyon 268 bin ile Rusya, 4 milyon 188 bin ile İngiltere ve 3 milyon 783 bin ile Fransa izledi. Salgın nedeniyle de dünya genelinde 2 milyon 557 bin kişi hayatını kaybetmiş durumda. Böylece, Türkiye yeni vaka sayısında dünyada yedinci sıraya gerilerken, toplam vaka sayısında dokuzuncu sırayı ve ölüm sayısında ise onsekizinci sırayı korudu. Aşılamada ise 9 milyon 183 bin doz geçildi, bunun 2 milyon 1 binlik kısmını ise ikinci doz uygulaması oluşturdu. 

İnsan hakları eylem planı açıklandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı reformu kapsamında hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’na ilişkin açıklamalarında, Anayasa Mahkemesi’nde bireysel başvurunun kolaylaşacağının altını çizerken, yargıda üst düzey görevlendirmeler için kıdem şartı aranacağını duyurdu. Erdoğan, barolar, STK’lar ve üniversitelerden temsilcilerin katılımıyla bağımsız bir Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu kurulacağını belirterek, “Hâkim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak, hem yargı teminatını güçlendiriyor, hem de kararların hızlanmasını temin ediyoruz. İdari yargıda gerekçeli kararın 30 gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz. Tüm ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarını, kişisel verileri koruma ilkesine uygun şekilde, kamuoyunun erişimine açıyoruz. İdareye yapılan başvurularda idarenin cevap verme süresini 60 günden 30 güne indiriyoruz” açıklamasını yaptı. Erdoğan, İnsan Hakları Tazminat Komisyonu’nun, AYM’ye başvuruya gerek kalmaksızın uzun yargılama zararlarını karşılayacağını duyururken, katalog suçların kapsamının daraltıldığını belirtti. Erdoğan, “demokratik katılımı güçlendirmek için” Siyasi Partiler ve Seçim Mevzuatı’nda değişiklik yapmak üzere kapsamlı bir çalışmanın başlatılacağını duyurdu. 

Şubat ayında dış ticaret açığı ithalat alt gruplarında endişe veren görünüm ile yükseldi

Gümrük Bakanlığı geçici gümrük verilerine (Genel Ticaret Sistemi) göre, Şubat ayında ihracat %9.6 artışla 16,0 milyar dolar ve ithalat ise %9.8 artışla 19,4 milyar dolar olurken, dış ticaret açığı ise %10.7 artışla 3,36 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayında 3,0 milyar dolar açık verilmişti. İhracatta işgünü eksikliğine rağmen yıllık bazda güçlü artış göstererek dış talepte toparlanmanın devam ettiğini yansıtıyor. Toplam ithalatta ise işgünü azlığına rağmen belirgin hızlanma gözlenmekte. Enerji ithalatı geçen yılın aynı ayına göre 0,3 milyar dolar düşerken, kıymetli maden ithalatı ilk beş fasıl içine girmediğinden ne boyutta gerçekleştiğini bilemiyoruz, ama basın açıklamasında altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 86.4 açıklanması gerçekleşmenin 800mn dolar civarında olduğunu düşündürüyor. Geçen yıl aynı ayda 1,4 milyar dolar kıymetli maden (altın) ithalatı gerçekleşmişti. Bu doğrultuda, ara malı ithalatı yıllık %8.3 artarken, enerji ve altın hariç ara malı ithalatı yıllık %21.5 artış gösterdiğini, parite etkisinden arındırıldığında (Euro cinsi) yıllık %9.5 ile yine de güçlü artış kaydettiğini hesaplıyorum. Bu ise, sanayi üretiminin seyri açısından yine güçlü seyre işaret ediyor. Buna ek olarak, tüketim malı ithalatının yıllık %7.5 artması ve bunun içinde motorlu taşıt ithalatının yıllık %35.9 ile yüksek artması iç talepte normallaşme açısından pek olumlu bir sinyal vermedi. Öte yandan, yatırım malı ithalatının yıllık %21.2 artması ve bu grubun önde gelen alt kalemlerinden olan makine ve elektrikli makine ithalat toplamı geçen yılın aynı ayına göre %27.1 artış ile toplam yatırım malı ithalatında görülen artıştan güçlü olması, özel yatırımlar açısından geçen yıl ikinci yarısında gözlenen toparlanmanın devam ettiğini düşündürdü. 

Sonuç olarak, gümrük verileri dış ticaret açığında hafif artışa işaret ederken, turizm ve taşımacılık gelirlerinin düşüşüne devam etmesi beklendiğinden ön tahmin olarak Şubat ayı cari dengesinin 1,9 milyar dolar açık vereceğini, bunun ise geçen yılın aynı ayındaki 1,4 milyar dolar açığa göre kötüleşmeye işaret ederek, son 12 aylık açığı tekrar yükseliş eğilimine çevireceğini söyleyebilirim.

Bankaların yurtdışı yerleşiklerle yapılan swaplarla sağladığı TL fonlama Ocak’ta yükselişini sürdürdü

Bilindiği gibi, Türk bankacılık sistemi pasiflerinde ana kalem olan mevduatın içindeki yabancı para ağırlığı ve dış borçlanmaları nedeniyle yapısal olarak bilanço içi açık pozisyon taşımaktadır. Ancak, 2001 krizi deneyiminden sonra YP Net Genel Pozisyonu’na getirilen özkaynak limitleri nedeniyle bu riski hedge etmek amacı ile bilanço dışı işlemleri kullanmakta ve bu işlemlerin büyük kısımını para swapları oluşturmaktadır. Para swapları alım ve satım olarak iki yönlü olabilmekte, net olarak ise Bankaların döviz likiditesini TL’ye çevirme ihtiyaçları nedeniyle vadede swap para alımı (spot bacakta döviz verilip TL alınırken, vadeli bacakta TL verilip dövizin geri alınması) daha büyük boyutta olmaktadır. Uzun süredir de, BDDK aylık verilerini kullanarak yabancı yatırımcının swap işlemlerinin tarihsel seyrini incelemekteyim. Ocak ayı sonuna ait yeni verilerin gelmesi nedeniyle konuya bugün yeniden dönüş yapıyorum. 

BDDK veri tabanında yayınlanan aylık veride swap işlemlerinin TL (TP) bacaklarının da büyüklük olarak verildiği görülüyor. Tabloda kırmızı ile işaretlediğim gibi, bankacılık sisteminin vadede swap ile TL alımı  (yani spotta TL satımı) 7.9 milyar dolar düzeyine gerilemiş görünüyor. Bu değerin Ocak sonunda yabancı yatırımcının elinde bulunan TL’nin boyutunu yansıttığını düşünüyorum. Önceki ay bu değer 9.5 milyar dolar ve Ekim 2019’da 17.4 milyar dolar düzeyindeydi. Ekim 2020’de ise 7.2 milyar dolar ile dip noktasını görmüştü. 

Yabancının spotta TL alımının özellikle 2011 yılı sonrası belirgin yükseldiği, Ağustos 2016’daki zirve noktasında yaklaşık 43 milyar dolar kadar çıktığı biliniyor. Sonrasında ise dalgalı bir seyri takiben, 2018 ortasında çok sert geriliyor ve kur atağına yol açıyor. İkinci büyük dalga Mart 2019’daki yerel seçimler öncesi başlıyor. Haziran 2019’dan sonra ise büyük bir hareket gözlenmiyor. Bahsettiğim dönemlerin kurlardaki belirgin yukarı yönlü hareketlerle çakışması ise tesadüf değil. Zira, bu pozisyonlardaki değişim boyut olarak yabancı yatırımcının klasik portföy hareketleri (hisse ve tahvil) ve yurtiçi yerleşiklerin DTH akımlarından daha baskın durumda. Mayıs 2020’den itibaren BDDK’nın yabancı yatırımcılarla yapılan işlemlere özkaynakların %1’i olarak getirdiği sınırlamanın mevcut işlemlerin vadesi geldikçe kapanmasına yol açtığı izlenmişti. Takip eden dönemde ise kısıtlamalarda kademeli gevşeme yapılmış, son olarak 11 Kasım’da ise BDDK yabancı bankalarla yapılan swap işlemlerinde yurtiçi bankaların spot bacakta yabancıdan TL borçlandığı (TCMB ile yapılan FX ve altın swap işlemlerinin muadili) işlemlerin limitlerini (vadesine 7 gün kalan işlemler için yüzde 2 yerine yüzde 5, vadesine 30 gün kalan işlemler için yüzde 5 yerine yüzde 10, vadesine 1 yıl kalan işlemler için yüzde 20 yerine yüzde 30) artırmıştı. Yasal özkaynak 19 Şubat itibarı ile sektör için 111.3 milyar dolar düzeyinde görünüyor. 

Bilindiği gibi, para swap (takas) işlemleri iki yönlüdür. Analizdeki grafik ve veriler yurtiçi banka açısından alınan pozisyonun yönünü yansıtmaktadır. Örneğin; vadede TL alım başlığı yurtiçi bankanın spot bacakta yurtışı yerleşiklere TL satım yaptığı, işlemin vadesinde de TL alım yapacağı anlamına gelmektedir. Kısacası, ekonomi eski yönetiminin “kirli swap” olarak adlandırdığı ve yabancının yerliden TL borçlanarak açık pozisyon oluşturabildiği işlemleri temsil eder. Vadede TL satım ise yurtiçi bankaların çok daha yoğun kullandığı ve miktar olarak da ağır basan spot bacakta bir TL yaratma (temiz swap) işlemidir. Grafiklerde her iki işlemin yurtdışı yerleşiklerle yapılan değerlerini TL cinsinden ve 2019 yılı başından itibaren gösterilmektedir. Dünkü bültende de vurguladığım gibi, son aylarda vadede TL satım işlemleri hızla artarak bankacılık sistemi açısından yeniden önemli bir fonlama kanalı olmuştur. Buradan çeşitli vadelerde sağlanan fonlama Ocak sonunda 234.8 milyar TL’ye yükselmiştir. Tabloda ise bankacılık sisteminin sağladığı net fonlamayı dolar cinsinden yansıtmaya çalışıyorum. Buna göre, bankacılık sisteminin vadede swap ile TL satımı (yani spotta TL alımı) Ocak sonunda 73.4 milyar dolar düzeyinde. Ancak karşı tarafa TL veren diğer işlemler de dikkate alındığında vadede swap ile net para satımı 65.6 milyar dolara iniyor. Bunun 41.6 milyar dolarlık kısmı ise Ocak sonunda TCMB ile yapılan swap işlemlerinden (kotasyon, ihaleler ve BIST) oluşuyor. Dolayısı ile, yabancı yatırımcı üzerinden yaratılan net TL’yi gösteren işlemlerin toplam değeri 24.0 milyar dolar (177.0 milyar TL) ile Ekim sonunda gördüğü 1.98 milyar dolar (16 milyar TL) olan tarihi düşük düzeyinden belirgin toparlanmış durumda. Bu değer 2017 sonunda ise 47.1 milyar dolar düzeyindeydi.

Oto satışları gücünü koruyor

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre Şubat ayı otomobil ve hafif ticari araç satışları pazarı yıllık bazda yüzde 24,2 artarak 58 bin 504 adet oldu. Şubat ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,6 artarak 44 bin 749 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 46,4 artarak 13 bin 755 adet oldu. 

Hazine borçlanmalarında yılın ilk iki ayı sonrası görünüm

Hazine, Şubat ayı iç borçlanma programında yer alan 2, 5 ve 10 yıl vadeli vadeli sabit kuponlu devlet tahvili yeniden ihracı, 14 ay kuponsuz tahvil ihracı, 7 yıl vadeli değişken faizli devlet tahvili ihracı, 5 yıl vadeli TLREF’e endeksli tahvil ihracı, 6 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihracı ve 2 yıl vadeli kira sertifikası doğrudan satışını gerçekleştirirken, ek olarak da 3 yıl vadeli Euro cinsi devlet tahvili ve kira sertifikası ile 3 yıl vadeli altın cinsi tahvil ve kira sertifikası ihraçları yapılmıştı. Bu doğrultuda toplam 57,0 milyar TL borçlanma ile 45,4 milyar TL olan aylık hedefin belirgin üzerinde borçlanıldı. Hazine’nin açıkladığı iç borçlanma stratejisine göre, Şubat’ta 45,0 milyar TL itfaya karşılık 44,3 milyar TL’si piyasadan olmak üzere toplam 45,4 milyar TL iç borçlanma öngörülüyordu. Planlanan toplam iç borç çevirme oranı %101 iken gerçekleşme %126 düzeyinde oldu. 

2020 yılında iç borç çevirme oranı %145.3 ile 2001 krizinden beri görülen en yüksek orana işaret etmişti. 2021 yılında ise, Ocak ayı gerçekleşmesi %66 ile düşük kalırken, Ocak-Şubat gerçekleşmesi %99.5 ve son 12 aylık oran ise %138.1 ile son dönemdeki düşüş eğilimini korudu. 

Hazine’nin açıkladığı Mart-Mayıs 2021 dönemi iç borçlanma stratejisine göre, Mart’ta 29,9 milyar TL’si piyasadan olmak üzere toplam 31,2 milyar TL, Nisan’da 39,9 milyar TL’si piyasadan olmak üzere toplam 43,0 milyar TL ve Mayıs’ta 53,2 milyar TL’si piyasadan olmak üzere toplam 54,0 milyar TL iç borçlanma öngörülüyor. Mart’ta 29,0 milyar TL, Nisan’da 36,6 milyar TL ve Mayıs’ta 50,9 milyar TL’lik itfa yapılacak. Mart ve Nisan ayında piyasadan borçlanma hedefinin değişmediği ve Mart borçlanma programına altın cinsi tahvil ve kira sertifikası ihraçlarının eklendiği, döviz cinsi ihraçların geri dönüşünün ise yenilenmeyeceği açıklandı. Bu ay ayrıca 2, 5 ve 10 yıl vadeli vadeli sabit kuponlu devlet tahvili yeniden ihracı, 7 yıl vadeli değişken faizli devlet tahvili ihracı, 5 yıl vadeli TLREF’e endeksli tahvil ihracı, 5 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihracı planlandı. Planlanan toplam iç borç çevirme oranı ise %107 ile önceki %103.0’e göre ve Nisan oranı ise %118 ile öncekine göre değişmedi, ilk kez açıklanan Mayıs oranı ise %106 ile daha düşük belirlendi. 

Öte yandan, Hazine’nin son 12 aylık toplam borçlanmasının Şubat sonunda 527 milyar TL düzeyinde olduğunu hesaplamaktayım. Bunun 458 milyarlık kısmı ise iç borçlanma kaynaklı.  Hazine’nin 2021 yılı borç geri ödemeleri ve finansman programına göre, iç borç servisi 449,0 milyar TL ve dış borç servisi 98,2 milyar TL olmak üzere toplam 547,2 milyar TL görünürken, iç borçlanma 541,6 milyar TL ve dış borçlanma 77,6 milyar TL olarak planlandı. Bu ise, iç borç çevirme oranının %120.5 ile yine yüksek öngörüldüğü anlamına geliyordu. Dış borçlanma ise eurobond ihracı olarak 10.0 milyar dolar ve dış finansman kuruluşlarından sağlanacak krediler ile toplam 10.1 milyar dolar öngörülmüştü. 

İç borç geri ödemeleri uzun vadeli projeksiyonuna bakıldığında ise, Hazine’nin son aylardaki değişim ihalelerine rağmen, itfa yoğunluğu Ağustos ve Kasım-Aralık hariç tüm aylarda yüksek görünmektedir. Ancak, Mayıs ve Temmuz 2021 ayları 45 milyar TL üzeri itfalarla daha öne çıkmaktadır. Öte yandan, şu ana kadar gerçekleşen borçlanmalar üzerinden hesaplanan 2022 yılı toplam geri ödeme projeksiyonu şimdiden 275 milyar TL’yi aşmış durmakta, 2021 yılı borçlanma programına göre ise bu yılki toplam geri ödemenin 449 milyar TL’ye ulaşması beklenmekteydi.

Dış borç geri ödeme tarafında ise Mart ve Kasım dışında bir yığılma bulunmamaktadır. Mart toplam dış borç geri ödemesi yaklaşık 4,5 milyar dolar düzeyinde görünürken, 2021 yılı toplam geri ödeme projeksiyonu ise 12,5 milyar dolardır. Dış borçlanma tarafında 2019 yılında eurobond ve kira sertifikası ihraçları ile toplamda 11,2 milyar dolara ve 2020 yılında 8,8 milyar dolara ulaşılmıştı. Bu yıl ise, Ocak’ta 3,5 milyar dolarlık toplam ihraçla yıla hızlı giriş yapıldı. Önümüzdeki üç aya bakıldığında dış borç servisi Mart’ta 4,6 milyar dolar, Nisan’da 0,6 milyar dolar ve Mayıs’ta 0,5 milyar dolar düzeyinde görünmektedir. Bu bağlamda, bu ay yeni bir Eurobond ihracının görülebileceğini düşünmekteyim. 

Hazine’nin net borçlanması (borçlanma – anapara geri ödemesi) ise hızlı yükselişini sürdürüyor. Hazine’nin Ocak ayı Genel Bütçe finansmanı verileri, söz konusu ayda 31,9 milyar TL net borçlanma gerçekleştiğini, bunun ise 25,3 milyar TL net dış borçlanmaya karşılık 6,6 milyar TL net iç borçlanma yapılmasından kaynaklandığını gösterdi. Böylece, son 12 aylık net borçlanma 275,1 milyar TL düzeyine yükseldi. Şubat ayında ise tamamen iç borçlanma kaynaklı 57,0 milyar TL toplam borçlanma gerçekleşirken, bu ay anapara geri ödeme toplamı ise 38,5 milyar TL olduğundan net borçlanma 18,5 milyar TL ile yine yüksek oldu. Bilindiği gibi, 2021 yılı net borçlanma limiti (yeni borçlanma – anapara geri ödemesi) genel bütçe gelirleri olan 1 trilyon 82 milyar TL ve harcama ödenekleri olan 1 trilyon 328 milyar TL arasındaki fark kadar net borçlanma (yeni borçlanma – anapara geri ödemesi) Hazine tarafından yapılabilecek. Bu ise, tavanın bu yıl 246.0 milyar TL olarak belirlendiğini göstermişti. Ancak, Ekonomiden sorumlu Bakan ve Cumhurbaşkanı’nın yetkileri kullanılarak bu limit %10 yükseltilerek 270 milyar TL’ye çıkarılabiliyor. Ocak ve Şubat net borçlanmaları ile söz konusu limitin %20’sine ulaşılmış oldu.

Fonlama yükselişini sürdürdü

Merkez Bankası’nın toplam APİ fonlaması 339.0 milyar TL’ye yükselirken, bir haftalık repo (%17.0) ihalesi ile 64 milyar TL sağlandı. Böylece, ortalama fonlama maliyeti %17.0 gerçekleşti. Bu arada, TCMB’nin %15.50 kotasyonu ile çektiği likidite tutarı ise 5.1 milyar TL’ye çıkarken, net fonlamanın 333.9 milyar TL’ye yükseldiği izlendi. Gecelik repo faiz ortalaması ise %17.07 ile düne göre gerilerken, TCMB’nin politika faizinin üzerinde oluştu. 

Öte yandan, TCMB taraflı döviz karşılığı TL swap piyasasında haftalık vadede 112mn dolar işlem geçti. Böylece, FX swap stoku 30.6 milyar dolar oldu. Altın karşılığı TL swap piyasasında ise 4941kg’lık işlem geçti. Açık pozisyon tutarı 5.1 milyar dolar oldu. Merkez Bankası verisinde ise, BIST nezdinde dün 300mn dolar işlem geçerken swap stokunun 4.3 milyar dolara indiği gözlendi. Gün sonu toplam açık pozisyon ise 40.0 milyar dolara geriledi. 

Şubat ayında yıllık TÜFE ne kadar yükselecek?

Bugün 10:00’da TÜİK tarafından Şubat ayı enflasyon verileri açıklanacak. Bu veriye ilişkin yapılan anketlerde aylık medyan tahmini yüzde 0,75 artış olacağı yönünde gerçekleşti. Gerçekleşme bu şekilde olursa yıllık TÜFE %15,4 seviyesine çıkacak. Anketlerde, TÜFE’de aylık en yüksek ve en düşük artış beklentileri sırasıyla yüzde 1,80 ve yüzde 0,50 şeklinde oluşurken, yıllık tahminler aynı sıralama ile yüzde 16,50 ve yüzde 15,10 oldu. Ankette, 2021 sonu TÜFE medyan tahmini yüzde 11,30 olurken, maksimum ve minimum beklentiler yüzde 14,00 ve yüzde 10,00 olarak gerçekleşti. Öte yandan, çekirdek enflasyon olarak takip ettiğimiz özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden “B” ve “C” endeksinin yıllık artışı geçen ay %16,0 ve %15,5’e yükselmişti. Manşet enflasyonda beklenen yükselişin buraya nasıl yansıyacağı da önemli olacak.

Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’de hizmetler PMI ve ISM endeksleri açıklanıyor

Dün, Euro Bölgesi enflasyon göstergesi HICP endeksi Şubat ayında yıllık %0.9 ile yükseliş beklentisine karşılık önceki aya göre değişmedi. 

Bugün ise, Euro Bölgesi ve İngiltere’de hizmetler PMI endekslerinin 44.7 ve 49.7 gerçekleşmesi beklenirken, ABD’de aynı endeksin 58.9’a yükseleceği öngörülüyor. Benzer bir gösterge olan ISM hizmetler endeksinin ise 58.7 ile yatay seyretmesi beklenmekte. ABD’de özel sektör istihdam raporu ADP’nin ise Şubat ayında 165 bin artış göstereceği tahmin ediliyor.

Kaynak: Haluk BÜRÜMCEKÇİ
Haber: Yeliz KÖKSAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜM HAKLARI www.Gebzemedyasi.com'a aittir. | Newsphere by AF themes.