Son dakika ve doğru haberin adresi.

Bürümcekçi’nin Not Defterinden

18 min read
19 Şubat 2021

ÖZET

– Kulis: AK Parti’nin HDP stratejisi farklı.

– TCMB sürpriz yapmadı, karar metnindeki tek yenilik politika faizinin %5 hedefine varıncaya kadar hangi kriterlere bağlı olarak belirleneceğine ilişkin “ileriye dönük yönlendirme” eklenmesi oldu.

– Analiz: Kısa vadeli dış borç ödemeleri ve bunları karşılama gücünde son durum.

– 12 Şubat ile biten haftada yabancıların hisselerde satımına karşılık tahvillerde alıma devam ettiği gözlendi. YP mevduat hacmi ise 2.7 milyar dolar artarken, parite ve ons etkisi güçlüydü.

– Tüketici Güven Endeksi bir önceki aya göre %1.5 artarak 84.5 seviyesine yükseldi. Bu aynı zamanda Ağustos 2018’den beri görülen en yüksek değer oldu.

– TCMB’nin tüm swap toplamının 12 Şubat itibarı ile 57.9 milyar dolara gerilediği açıklandı.

– ECB yetkilileri manşet enflasyonun ECB hedefinden uzak kalmaya devam ettiği konusunda hemfikir.

– Bugün piyasa kapanışından sonra Fitch Türkiye değerlendirmesinin sonuçlarını açıklayabilir.

– Euro Bölgesi ve ABD’de flash PMI endeksleri açıklanıyor.

Aşılamada 6 milyon doz geçildi

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 yeni vaka sayısı 7 bin 241, hasta sayısı 640, ölüm sayısı 83, toplam vaka sayısı 2 milyon 616 bin, toplam can kaybı 27 bin 821 kişi oldu. Yeni vaka sayısı, yeni hasta sayısı ve ölüm sayısı düne göre geriledi. Buna ek olarak, yeni vaka sayısının ölümler açısından öncü gösterge olduğu düşünüldüğünde son 14 günlük ortalamasının 7 bin 867 ile gerilemesi olumlu bir gelişme oldu. Öte yandan, hasta başına ölüm sayısı %4.1 ile yükselirken, yapılan test sayısının hafif azalmasına rağmen test başına hasta sayısı %0.6 ile değişmedi. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı hastalarda zatüre oranı %3.6 ile aynı kalırken, ağır hasta sayısı 1187 ile geriledi. 

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı dünya genelinde ise dün 110 milyon 763 bini aştı. En çok vaka görülen ülke 28 milyon 503 bin ile ABD olurken, onu 10 milyon 962 bin ile Hindistan, 10 milyon 30 bin ile Brezilya, 4 milyon 125 bin ile Rusya, 4 milyon 83 bin ile İngiltere ve 3 milyon 536 bin ile Fransa izledi. Salgın nedeniyle de dünya genelinde 2 milyon 449 bin kişi hayatını kaybetmiş durumda. Böylece, Türkiye yeni vaka sayısında dünyada onbeşinci sıraya inerken, toplam vaka sayısında dokuzuncu sırayı ve ölüm sayısında ise onsekizinci sırayı korudu. Aşılamada ise 6 milyon 155 bin doz geçildi, bunun 914 binlik kısmını ise ikinci doz uygulaması oluşturdu. 

AK Parti’nin HDP stratejisi farklı

Meclis kulislerine göre “HDP kapatılsın” çağrısı yapan MHP’ye AK Parti’den destek gelmeyecek. Gazete Duvar’ın haber analizine göre, “HDP’nin kapatılması konusunda biz de kararlıyız ama, biz sandıkta kapatılması taraftarıyız” diyen AK Parti iki ayaklı bir stratejiden yana. Birincisi, hakkında “terör örgütü üyeliği – propagandası” gibi suçlamalardan fezleke bulunan milletvekillerinin tamamının dokunulmazlığının kaldırılması, ikincisi ise partinin toplumsal desteğini azaltmak için siyasi arenada “terörle ilişkisini” ortaya koyacak propaganda. Kulis haberde öne çıkan diğer başlıklar şöyle;

– AK Partili üst düzey bir yönetici, “Bugüne kadar yaşanan tecrübeler parti kapatmaların sonuç vermediğini gösteriyor. AK Parti olarak yaklaşımımız fezlekesi geleni göndermek. Suç işleyenin fezlekesini kaldırmaya hazırız.” dedi. Meclis kayıtlarına göre 27. Yasama Dönemi’nde milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması için gelen fezleke sayısı 1300’ü geçti. Bu fezlekelerin 914’ü 56 HDP’li milletvekili hakkında düzenlendi. Mevcut düzenlemelere göre fezlekeler Meclis Başkanlığı’na sunulduktan sonra Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon’a gönderiliyor. Meclis teamüllerine göre de bu fezlekeler dönem sonuna bırakılıyor. Ancak Komisyon’un AK Parti ve MHP’den oluşan çoğunluğu bazı fezlekeleri öne alıp görüşebilir. Bu yönde bir irade gösterilmesi durumunda her fezleke için bir hazırlık komisyonu kurulması, yaklaşık bir ay süren savunma sürecinin ardından Genel Kurul gündemine gelerek oylanması gerekiyor. AK Parti ve MHP’nin mevcut sandalye sayısı da söz konusu raporlar doğrultusunda milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması için yetiyor. Dokunulmazlığın kaldırılması o vekilin yargılanıp, tutuklanmasının da önünü açıyor.

– HDP’li 56 milletvekili hakkında 56 hazırlık komisyonu kurulması, bu komisyon raporlarının Meclis Genel Kurulu’nda görüşülerek oylanması Meclis gündeminin kilitlemesi anlamına geliyor, ancak AK Parti’de bu yönde bir irade ortaya çıktığında gereğinin yapılacağı görüşü hâkim.

– Bu arada milletvekili dokunulmazlıkların daha önce yapıldığı gibi anayasada geçici bir madde ile kaldırılmasının da gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Bu görüşe göre, her ne kadar AK Parti ve MHP’nin sandalye sayısı anayasa değişikliği yapmaya yetmese de bunun için Meclis’e sunulacak bir teklifin CHP ve İYİ Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nı çatlatabileceği yorumları yapılıyor.

– “HDP’yi siyaset dışı bırakma” çabası olarak yorumlanan görüşler sadece bunlarla da sınırlı değil. Seçim kanunu değişikliği ile seçim barajının yüzde 5 ya da 7’ye çekilmesinin de HDP’yi olumsuz etkileyeceği yönünde değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Temelde Kürt siyasetinin önünü kesmek için getirilen yüzde 10 seçim barajının bugün anlamsız hale geldiğine dikkat çeken bir siyasetçi, “Stratejik seçmen HDP barajı geçsin diye oy veriyor ama HDP’nin gerçek oyu yüzde 7’yi geçmez. Baraj aşağı çekildiğinde aldığı yüzde 11-12 oyu alamaz. Böylece HDP küçülmüş, gerçek oyuna çekilmiş olur. HDP’nin siyaset denklemindeki rolü de böylece daha da azalır” dedi. 

Son bir ayda yabancı yatırımcının hisse senetlerinden çıkışı 857mn dolara ulaştı

Merkez Bankası’nın yurtdışı yerleşikler portföy hareketleri haftalık verisine göre, 12 Şubat ile biten  haftada yabancıların hisselerde satımına karşılık tahvillerde alıma devam ettiği gözlendi. Söz konusu dönemde yabancı yatırımcıların hisse senetlerinde 62mn dolar satımına karşılık, devlet tahvillerinde 128mn dolar ve özel sektör tahvillerinde (ÖST) 8mn dolar alım yaptığı, böylece net girişin 74mn dolar olduğu izleniyor. Bu ise önceki üç hafta gözlenen çıkış eğiliminin durduğunu yansıtırken, yılbaşından bu yana toplam girişin 711 milyon dolara yükselmesi anlamına geliyor. 6 Kasım’dan bu yana toplam giriş ise 4.9 milyar dolar seviyesinde. 2020 yılında hisselerden 4 milyar 273mn dolar, tahvillerden 5 milyar 16mn dolar ve ÖST’lerden 181mn dolar çıkış kaydedilmiş, toplam portföy değişimi ise kümülatif olarak 9 milyar 470mn dolar çıkışa işaret etmişti.    

Öte yandan, yurtiçi yerleşiklerin mevduat ve katılım bankalarındaki döviz hesaplarındaki gelişmelere ilişkin yeni verilere göre, 12 Şubat haftasında YP mevduat (altın dahil) hacminde gerçek ve tüzel kişiler kaynaklı belirgin artış gözlenmiş. Gerçek kişilerde 1 milyar 293mn dolar artışa karşılık, ticari YP’lerde ise 1 milyar 408mn dolar artış yaşanınca yerleşiklerin mevduatında toplam artış 2 milyar 701mn dolar olmuş. YP mevduat toplamı verisi DTH ve kıymetli maden (altın) depo hesapları toplamından oluşuyor. Dağılım olarak, DTH hacminin 1 milyar 994mn dolar ve altın mevduatının ise 709mn dolar arttığı görülüyor. Söz konusu haftada YP mevduattaki toplam değişimlere sabit parite ve sabit ons ile bakıldığında ise 1 milyar 520mn dolar ile daha sınırlı artış olduğu hesaplanıyor. İlgili dönemde parite %1.0 ve ons %1.4 civarında yükselmişti. Böylece yılbaşından bu yana birikimli YP mevduat değişimi 32mn dolar ile sınırlı azalış yönünde devam ederken, sabit parite ve ons ile artış ise 2.0 milyar dolar hesaplanıyor. 2020 yılında birikimli YP mevduat değişimi 42.0 milyar dolar, sabit parite ve ons ile artış ise 27.6 milyar dolar olmuştu. 

TCMB’nin haftalık döviz rezerv verisine bakıldığında, 12 Şubat haftasında toplam rezervlerinde 97mn dolarlık artış kaydedildiği görülüyor. Altın rezervlerinde 743mn dolar artışa karşılık brüt döviz rezervlerinde 646mn dolar azalış gözlenmiş. İlgili haftada TCMB mülkiyetindeki altın rezervinin 554mn dolar yükseldiği, döviz rezervinin gerilemesine ise kamunun YP mevduatının 0.6 milyar dolar azalmış olması açıklıyor. Sonuç olarak, brüt döviz rezervi 53.7 milyar dolara gerilerken, toplam rezervler 95.6 milyar dolara yükselmiş, net uluslararası rezervler (NUR) ise 642mn dolar azalışla 13.4 milyar dolara inmiş. Söz konusu haftada, TCMB’nin uzun vadeli ihaleler ve haftalık işlemlerle gerçekleştirdiği FX ve altın swap işlemleri (BIST dahil) stoku 40.2 milyar dolar ile önceki haftaya göre 1.0 milyar dolar gerilemişti. Bankalar döviz mevduatı değişimleri NUR kalemini etkilemezken, Hazine döviz mevduatındaki değişimler, swap işlemleri ve TCMB’nin TL karşılığı döviz alım-satım işlemleri NUR seviyesini değiştirmekte. Dolayısı ile, bildiğimiz gelişmelerin rezervler ve net rezervlerdeki artışı büyük ölçüde açıkladığını söyleyebilirim. 

İlgili haftada değişimlerden diğer notlar ise; TCMB’nin efektif kasasında 86mn dolar daha artış olduğu, TL cinsi reeskont kredilerinde kullanımın 9.8 milyar TL’de kaldığı, YP reeskont kredilerinin ise 18.5 milyar dolara çıktığı yönünde.

Kredi kartı harcamaları iç talepte belirgin bir yavaşlamaya işaret etmiyor

TCMB tarafından haftalık olarak yayınlanan “Banka Kartı ve Kredi Kartı İşlemler Tutarı” verisi, 12 Şubat ile biten Şubat ayının ikinci haftasında toplam işlem tutarının %2.2 azalış ile 24.4 milyar TL seviyesine gerilediğini gösteriyor. Azalış genele yayılmazken, “diğer” grubunun ve vergi ödemelerinin düşmesinin en çok etkide bulunan unsur olduğu izlendi. Bu nedenle zaten bir süredir vergi ve BES ödemeleri hariç harcamaların eğilimini vermeye başlamıştım. Diğer belirgin haftalık azalışlar ise, giyim ve seyahat acenteleri harcamalarında görülüyor. Buna karşılık, elektrik-elektronik, market, hizmet sektörleri, telekomünikasyon ve lokanta-konaklama harcamalarında artış gözlenmiş. 

Bu gelişme sonrası, son dört haftalık ortalama harcamaların yıllık değişimi %26.0 ile toparlanmasını sürdürüyor. Bu işlemlerden ayrı olarak açıklanan internet üzerinden yapılan alışverişlerde ise haftalık sınırlı artış ile 6.6 milyar TL’ye doğru yükseliş kaydedilmiş. Internet dahil dahil toplam alışverişin son 4 haftalık ortalamasının yıllık değişimi de %30.9’a yükselmiş. Yeni açıklamaya başladığım internet dahil, vergi ve BES ödemeleri hariç toplam alışverişin son 4 haftalık ortalamasının yıllık değişimi de %37.9’a yükseldi. 2020 yılında toplam kredi kartı harcamaları için iç talebin en güçlü olduğu üçüncü çeyrekte yıllık artışlar bir ara %30’a kadar ulaşmıştı. Sonrasında gözlenen yavaşlama Aralık son haftasına kadar sürerken, takip eden dönemde toparlanmanın güçlendiği izleniyor. Kredi kartı harcamaları kritik bir iç talep göstergesi olarak yakından takip edilmekte.

Gerçekleşen ve beklenen enflasyona endeksli faiz

Merkez Bankası, Şubat ayı PPK toplantısında politika faizi olan 1 hafta vadeli repo faizini medyan beklentiye paralel olarak %17.0 seviyesinde korudu. Böylece gecelik borçlanma ve borç verme oranları sırası ile %15.50 ve %18.50, piyasa yapıcısı fonlama oranı %16.0 ve geç likidite borç verme oranı ise %21.50 seviyesinde kalmış oldu. TCMB’nin politika faizini beklentilere paralel değiştirmemesi TL açısından nötr bir gelişme oldu, ancak politika faizinin yüzde 5 hedefine varıncaya kadar hangi kriterlere bağlı olarak belirleneceğine ilişkin “ileriye dönük yönlendirme” mesajının eklenmesi yine de TL açısından olumlu tarafta sayılabilir. Banka faizi sabit bırakma gerekçesini önceki toplantıda olduğu gibi, krediler ve iç talepte belirginleşmesini beklediği yavaşlamanın enflasyon üzerinde talep ve maliyet unsurları üzerinden etkili olacağı öngörüsü olarak gösterdi. PPK karar metninde diğer önemli açıklamaları ise aşağıda özetledim;

– Yurtiçi ekonomik görünüme ilişkin cümle, iktisadi faaliyetin güçlü bir seyir izlediği saptaması yapıldıktan sonra, salgına bağlı kısıtlamaların ekonomi üzerindeki aşağı yönlü etkilerinin sınırlı kaldığı, ancak hizmetler ve bağlantılı sektörlerdeki yavaşlama ve bu sektörlerin kısa vadeli görünümüne dair belirsizliklerin sürdüğü şeklinde değişti. Ayrıca, iç talebin cari işlemler dengesi üzerindeki olumsuz etkisinin devam ettiği buna karşılık, finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte son dönemde kredi büyümesinin yavaşlamaya başladığı belirtildi.

– Enflasyona ilişkin değerlendirme de ise, önceki toplantıda kullanılan “iç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulma ve fiyatlama davranışları enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir” değerlendirmesi aynen tekrarlandı. Buna ek olarak geçen ay olduğu gibi, uluslararası emtia fiyatlarındaki gelişmeler, bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtları ile gerçekleştirilen ücret ve yönetilen fiyat ayarlamalarının, orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki önemini korumakta olduğu vurgulandı. 

Politika faizi değiştirilmezken, faiz koridorunun genişliği de 600 baz puan olarak korunmuş oldu. Benzer şekilde, haftalık swap ihalelerinde uygulanacak faizin de politika faizine paralel %17.0 seviyesinde devam etmesi beklenebilir. Bu doğrultuda, APİ ortalama fonlama maliyetinin ve gecelik repo faizlerinin de bu seviye civarında oluşması beklenebilir. 

Karar metninde, para politikası duruşu açısından tek yenilik, “Kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar, para politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen enflasyon arasındaki denge, güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak şekilde kararlılıkla sürdürülecektir.” cümlesinin eklenmesi oldu. Zaten, TCMB Başkanı Ağbal, 5 Şubat tarihinde medyada yayınlanan söyleşide, politika faizinin, gerçekleşen ve beklenen enflasyonun üzerinde bir seviyede olacağını ama bu iki seviye arasındaki aralığın enflasyonist baskıların yaygınlığına, yoğunluğuna, para politikası tepkisine duyarlı olup olmadığına bağlı olacağını açıklamıştı. Bunun ise gerçekleşen ve beklenen enflasyona göre hesaplanan politika reel faizinin en azından mevcut seviyesinin korunmaya çalışılacağı anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Nitekim, karar sonrası gerçekleşen enflasyona göre hesaplanan politika reel faizi %1.8 ve beklenen enflasyona göre hesaplanan reel faiz %6.0 seviyesinde bulunmaya devam ediyor. Bu ise, benzer EM ülkelerine göre daha yüksek reel faiz seviyelerine işaret ederek yabancı yatırımcı girişi açısından yeterli olabileceğini düşündürüyor. Buna karşılık, hanehalkı ters dolarizasyonunu başlatacak dengeyi henüz yakalamışa benzemiyoruz. 

Sonuç olarak, yakın vadede Enflasyon Raporu’nda yer verilen enflasyon patikasına yönelik Banka tahminlerinin çok üzerinde bir seyir gözlenmezse, Merkez Bankası’nın bu süreci politika faizini sabit tutarak geçmeyi planladığı söylenebilir. TCMB’nin Enflasyon Raporu’nda yer verdiği grafikten enflasyonun Nisan ayına kadar kademeli bir artış göstermesini ve orta nokta olarak %15.5-16.0 (üst sınır olarak ise %17.5-18.0) ile zirveyi görmesini beklediği anlaşılıyordu. Bu patikadan yukarı yönlü bir sapma gözlenmesi durumunda Bankanın ilave sıkılaşmaya gitmesi kaçınılmaz olacaktır. 

Kısa vadeli dış borç ödemeleri ve bunları karşılama gücünde son durum

TCMB’nin “Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcunun 1 Yıla Kadar olan Vade Dağılımı” ve Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri içinde “orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine bir yıl ve daha kısa kalan dış borçlar” Aralık verisi ile Hazine’nin Ocak ayı Kamu Finansmanı raporunda açıkladığı kamu dış borç ödemeleri projeksiyonundan yararlanarak, önümüzdeki ayların dış borç geri ödeme durumuna ayrıntılı olarak baktım;

– Yeni veriler, önümüzdeki 12 aylık dönemde bankaların ve bankacılık dışı finansal kuruluşların geri ödemelerinin aylık ortalama 2.5 milyar dolar ve şirketler kesiminde aylık ortalama 1.1 milyar düzeyinde olduğunu göstermekte. Kamuda ise bu ortalama 1.2 milyar dolar düzeyinde. Dış borç geri ödeme yoğunluğu açısından öne çıkan dönemler ise Mart, Haziran ve Kasım 2021 olarak görünüyor.

– Özel bankaların 1 yıl içinde (Ocak-Aralık 2021) vadesi gelecek toplam dış borçları 51.8 milyar dolar düzeyinde. Kamu bankalarının geri ödemesi ise 34.2 milyar dolar düzeyinde. Ancak bankaların toplam 86.0 milyar dolar olan dış yükümlülüklerinin yaklaşık 11.4 milyar doları yurtdışı şube ve iştiraklerinin mevduatlarından oluşuyor.

– Bankacılık dışı finans kurumlarının geri ödemesi ise 5.6 milyar dolar görünüyor.

– Şirketlerin 1 yıl içinde vadesi gelecek dış borçları ise 75.4 milyar dolar düzeyinde. Ancak buna dış ticaret işlemlerinden oluşan 56.7 milyar dolar düzeyindeki ticari krediler (akreditif v.b) de dahil. Ayrıca, şirketlerin yaklaşık 4.9 milyar dolar borcu da kendi yurtdışı şubeler ve iştiraklerine ait görünüyor. 

Son veriye göre, bir yıl içinde ödenmesi veya yenilenmesi gereken dış borç tutarı toplamı 188.8 milyar dolar ve bankalara ait olan kısım ise 86.0 milyar dolar düzeyinde. Önceki ay bu değerler sırası ile 184.3 ve 83.5 milyar dolar düzeyindeydi. Bu değer 2013 yılından beri 160-190 milyar dolar bandında seyrediyor, en yüksek değerini ise bu ay görmüş oldu. Türkiye’nin resesyon yaşadığı 2018 ikinci yarısı ve 2019 ilk yarısını kapsayan süreçte hem bankaların dış kredilerini belirgin azaltması hem de dış ticaret hacminin daralması yükümlüklerde azalma getirmişti. Ancak, 2019 ikinci yarısında cari dengede iyileşmenin sona ererek tersine dönüşün başlaması ile, geri ödeme büyüklükleri de bir süredir yükseliş eğiliminde. Bu yükselişte ayrıca TCMB’nin swap işlemleri nedeni ile kısa vadeli borç yükümlülüğünün artmasının da etkisi bir hayli fazla. 2018 yılı öncesi 500mn dolar civarı olan bu borç son durumda 21.4 milyar dolar düzeyinde. 

Gerçekten de, uzun bir süredir bu civarlarda seyreden dış borç servisi hele ki finanse edilmesi gereken mevcut yüksek (37 milyar dolar) cari açık düzeyi veya 2021 yılı açık beklentisi olan 24 milyar dolar eklenmeden bile son durumda 95.5 milyar dolar düzeyinde olan TCMB döviz rezervlerinin belirgin üzerinde görünmektedir. Ancak, bu verinin içinde reel sektörün ticari ilişkileri (ithalat veya peşin ihracat) nedeniyle oluşan ve 56.7 milyar dolar gibi ciddi bir büyüklüğün tamamen ekonominin büyüme eğilimine bağlı olarak otomatik seyredecek olması yenileme riski olan bir büyüklük olarak görülmemesini gerektirmektedir. Ayrıca, bankalar kısmında yurtdışı yerleşiklere olan bazı mevduat yükümlülüklerinin de (banka mevduatı hariç) yenileme riskinin düşük olacağı düşünülebilir. Nitekim, TCMB’nin de son dönemdeki sunumlarında bazı unsurları dışlayarak dış borç servisini yeniden hesapladığı biliniyor. TCMB’nin dışladığı kalemler; döviz tevdiat hesabı, TL cinsinden mevduat ve diğer sektörlerin ticari kredileri olmakta. Bu şekilde bakıldığında, toplam 188.8 milyar dolar ödeme yerine TCMB hesabı ile 96.3 milyar dolar düzeyinde bir ödeme görünmektedir. Böylece, bu ödemeler için 12 Şubat itibarı ile 95.5 milyar dolar düzeyinde bulunan toplam rezervlerin yeterli olabileceği mesajı verilmektedir. 

Elbette, bu tür dışlamaların durumu daha iyi göstermek için yapılan zorlamalar olduğu söylenebilir. Ancak, yukarıda verilen yükümlülüklerin tamamen geri ödeneceğini varsaymak da aynı ölçüde zorlama  olacaktır. Zira, banka ve şirketlerin dış kredi yenilemelerinin tarihsel seyrine bakıldığında da, en kötü dönemlerde belirgin gerilese bile dış borç yenileme oranının (bankalar için son 12 aylık dönemde %80.0, 2009’da %45, 2001’de %35 ve 1994’de %30) sıfırlanmadığı şirketler kesiminde ise son 12 aylık dönemde %75.0 düzeyinde olduğu izlenmektedir. 

Bankalar tarafında ise, bu dışlamalar olmasa bile bankaların likit döviz cinsi aktiflerinin Şubat ayı ortasında 111.3 milyar dolar ile bir yıl içindeki ödemeleri (86.0 milyar dolar) karşılamaya zaten yeterli olduğu, yukarıda bahsedilen mevduat yükümlülüklerinin dışlanması durumunda (50.2 milyar dolara geriliyor) ise  likit aktiflerin çok fazlasıyla yeterli kalacağı görülmektedir. Bankaların TCMB’deki YP ZK ve ROM kapsamındaki dövizleri, muhabir hesap mevcutları, efektif kasaları ve eurobond portföylerinin toplamının bankaların TCMB ile daha fazla swap işlemine girmesi ile Temmuz-Ağustos 2020 döneminde 80 milyar dolar civarına geriledikten sonra son aylarda belirgin toparlandığı gözlenmektedir.

Tüketici güveni Ağustos 2018’den beri en yüksek seviyesinde

Şubat ayında mevsim etkilerinden arındırılmış Tüketici Güven Endeksi bir önceki aya göre %1.5 artarak 84.5 seviyesine yükseldi. Bu aynı zamanda Ağustos 2018’den beri görülen en yüksek değer oldu. Endeks önceki üç ayda sınırlı düşüşlere rağmen son dönemde dar bir alanda seyrettiği görülüyordu. Benzer bir endeks olan Bloomberg HT Tüketici Güven Ön Endeksi ise Şubat ilk yarısında %6.1 düşüş göstermişti. Yeni endeksin tarihi dip seviyesi Kasım 2008’de gördüğü 73.9 olarak karşımıza çıkarken, pandemi sırasında görülen değerler (Nisan 78.1) bunun üzerinde kalmıştı. Endekste mevcut döneme ilişkin değerlendirmelerde daha belirgin artışa karşılık gelecek dönem değerlendirmelerinde daha sınırlı iyileşmeler görülüyor. Önemli alt endekslerden, hanelerin mevcut dönemde kendi maddi durumuna ve genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirmelerinde %4.1 ve %3.3 artış izlendi. Ancak, gelecek 12 ayda kendi maddi durumuna ilişkin değerlendirmelerinde %0.8 ile sınırlı artış görülüyor. Ayrıca, mevcut dönemin dayanıklı tüketim harcaması yapma açısından uygunluğunda da %5.1 artış görülürken, gelecek 12 aylık dönemin uygunluğunda ise %1.8 azalış izlendi. İşsiz sayısı beklentisi ise iyileşme gösterdi. Gelecek 12 ayda tasarruf etme ihtimali endeksinin 33.8 ile tarihteki en yüksek seviyesinde olması ise hanehalkının pandemi sonrası harcamalar açısından daha ihtiyatlı bir algılama içinde olduğunu gösteriyor. 

ECB özetleri sınırlı iyimserliğe işaret etti

Ocak ayı ECB toplantısının dün yayınlanan özetlerine göre, politika yapıcıları, manşet enflasyonun çok düşük bir seviyede olduğu ve ECB hedefinden uzak kalmaya devam ettiği konusunda hemfikir. İleriye dönük olarak ise, Euro Bölgesi’nin büyüme görünümü ile ilgili risklerin aşağı yönlü ağır bastığı, ancak küresel ekonomi hakkındaki olumlu haberler ve aşılama kampanyalarının başlatılması nedeniyle daha az belirgin hale geldiği belirtildi. Bununla birlikte, devam eden salgının ekonomik ve finansal koşullar üzerindeki etkilerinin, aşağı yönlü risk kaynakları olmaya devam ettiği vurgulandı. 

Tüm swaplar 12 Şubat haftasında 57.9 milyar dolara geriledi

Merkez Bankası’nın toplam APİ fonlaması 270.0 milyar TL’de kalırken, bir haftalık repo (%17.0) ihalesi ile 59 milyar TL sağlandı. Böylece, ortalama fonlama maliyeti %17.0 gerçekleşti. Bu arada, TCMB’nin %15.50 kotasyonu ile çektiği likidite tutarı ise 3.9 milyar TL’ye çıkarken, net fonlamanın 266.1 milyar TL’ye gerilediği izlendi. Gecelik repo faiz ortalaması ise %16.55 ile düne göre gerilerken, TCMB’nin politika faizinin altında oluştu. 

Öte yandan, TCMB taraflı döviz karşılığı TL swap piyasasında haftalık vadede işlem geçmedi. Böylece, FX swap stoku 30.1 milyar dolar oldu. Altın karşılığı TL swap piyasasında ise 3254kg’lık işlem geçti. Açık pozisyon tutarı 5.5 milyar dolar oldu. Merkez Bankası verisinde ise, BIST nezdinde dün 850mn dolar işlem geçerken swap stokunun 4.4 milyar dolara çıktığı gözlendi. Gün sonu toplam açık pozisyon ise 40.0 milyar dolara yükseldi. TCMB’nin haftalık açıkladığı URDL verisinde ise tüm swap toplamının 12 Şubat itibarı ile 57.9 milyar dolara gerilediği izlendi. Bu ise yılbaşına göre yaklaşık 4 milyar dolar düşüşe işaret ediyor. 

Fitch kararı açıklanabilir

Bugün piyasa kapanışından sonra Fitch Türkiye değerlendirmesinin sonuçlarını açıklayabilir. Fitch Ratings’in Türkiye için kredi notu ‘Negatif’ görünüm ile ‘BB-‘ seviyesinde bulunuyor. Fitch bu ay başındaki son raporunda, son dönemde atılan politika adımlarının pozitif olduğunu ancak rezervleri artırmanın zaman alacağını belirtmişti.

Euro Bölgesi ve ABD’de flash PMI endeksleri açıklanıyor

Dün, ABD’de konut inşaat başlangıçlarının 1.580mn ile beklentinin altında kalmasına karşılık, verilen ruhsat sayısının 1.881mn ile beklentiyi belirgin aştığı izlendi. Öncü imalat göstergesi Philly Fed endeksi 23.1 ile beklentiden sınırlı geriledi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ise düşüş beklentisine karşılık 861 bine yükseldi. 

Bugün ise, Euro Bölgesi Şubat ayı flash PMI endekslerinin imalat ve hizmetler için 54.3 ve 45.9 gerçekleşmesi bekleniyor. ABD’de ise aynı endekslerin 59.0 ve 57.7 olması öngörülmekte. Ayrıca, ikinci el konut satışlarının Ocak’ta 6.600mn’a gerilemesi beklenmekte.

Kaynak: Haluk BÜRÜMÇEKCİ
Haber: Yeliz KÖKSAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜM HAKLARI www.Gebzemedyasi.com'a aittir. | Newsphere by AF themes.