Son dakika ve doğru haberin adresi.

Hayatımızda İş Sağlığı Ve Güvenliği

7 min read

Hayatımızda İş Sağlığı Ve Güvenliği

UNUTMAMALI, UNUTTURMAMALI !!!

Hepimizin olduğu kadar dünyanın da ortak bir sorunu haline geldi Covid-19. Bu durum için oldukça fazla önlemler alınıp, insanlık için yepyeni bir hayat tarzı benimsenilmektedir. Dünya sağlık örgütünün ilan etmesiyle PANDEMİ olarak bilinmektedir. Bu durum bir anda Dünyayı saran salgın bir hastalık olarak hayatımızı ciddi şekilde etkilemiştir.

Pandemi süreciyle bütün Dünya olarak önlemler alınıp salgını azaltmaya çalışıyoruz EVET. Peki bu durumla ilgilenirken gözden kaçırmamamız gereken konuları geride mi bırakacağız HAYIR. Unutmamamız ve unutturmamamız gereken; Dünyada yoğun şekilde önlemler alınması gereken diğer bir konu da İş Sağlığı ve Güvenliğimizdir.

PEKİ NEDIR BU İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

İş sağlığı ve güvenliği insan sağlığını tehdit eden her durum için alınan önlem ve kararları bir yaşam biçimi haline getirme prensibine dayanır. İş Sağlığı ve Güvenliği yalnızca işletmelerde çalışanlara zarar gelmemesi için oluşan bir departman değil. Hayatımızın her anında gerekli olan ve kendimizi önceden güvene alarak herkesin bilinçlenmesi gerektiğine dayanan bir konudur. Kadercilik olarak düşünmeden kendi sağlığımızı ve etrafımızdaki canlıların güvenliğini sağlayarak yaşamamız gerekiyor. Artık bunu Dünya genelinde herkes yaşam biçimi haline getirerek günlük hayatında uygulamaya başladı.  Bunun için ise doğru davranış ve doğru ortamları bir arada tutulması son derece önem taşımaktadır.

TEHLİKE

İnsanoğlu doğduğu günden yaşamının sonuna kadar her dönemde tehlikeler ile karşılaşağı kesin ve bilinen bir durumdur. Bu tehlikelerin nereden ne şekilde geleceği bile belli değildir. Tehlike görünen ya da görünmeyen bir şey olabilir. Güncel olarak uğraşılan virus salgını görünmeyen ancak herkesi etkisi altına almış bir durumdur. Bunun dışında hayatımızın her yerinde otomasyon ya da robotik sistemler bulunmakta ve bu ürünler sadece hayatımızı kolaylaştırmak için üretilmesinin yanı sıra güvenlik konusunda her zaman kendi irademizi kullanmalıyız. İşte bu iradelerimizi hep dirayetli tutmak zorundayız. Örneğin; elektrik bir tehlikedir. Bilgisayar bir tehlikedir. Yürüyen merdivenler bir tehlikedir. İşte o bizim yaşamımızı kolaylaştıran ürünler bizler için birer tehlikedir. Bizimse böyle tehlikelerden korunmamız gerekirken çoğu zaman farkında bile değiliz ve kendi hayatımızı tehlikeye atıyoruz. 

Bir aile düşünün. Bu ailenin 2-3 yaşlarında bir çocuğu var diyelim. Yani her şeyi merak etmeye, öğrenmeye meraklı bir çocuk. Alınması gereken o kadar çok önlem var ki; en önemlisi elektrik prizleri diyebiliriz.. Bizim bir anlık dalgınlığımızla çocuklar prizlere dokunabiliyor. Bu durumda ebeveynlerin prizleri güvenli hale (çocukların ulaşmayacağı durumlara)  getirmesi gerekmektedir. Aksi durum çok üzücü sonuçlarla karşılaşabiliriz. 

Herkesin evinde halı bulunuyor. Bazı halı türlerinin astıma sebep olduğunu biliyor muydunuz? Eminim ki bunu bilen kişiler evlerine bir halı alırken baya bir araştırma yapıyordur. Ya da banyolarımızın zemini genel olarak fayans ile kaplıdır. Fakat fayans birazcık nemlendiğinde ya da zeminde su olduğunda kayganlığı artmaktadır. Kimler sırf fayans üzerinde kaydığı için banyosuna kaymaz sünger döşemiştir? Evet bizler geçimlerimizi düşünen bir toplumuz. Bu sebepten bir çok kişi maddiyata dayalı bir yaptırım olduğunu düşünebilir. Ancak hiç kimse aile bireylerinden birine zarar gelmesini istemez. İşte bu yüzden olasılıkları daima minimuma indirmeye çalışmalıyız. 

Evimizde perdeleri yalnızca dışarıdan birileri görmesin diye çekiyorsak henüz kendimizi güvene almayı öğrenememişiz demektir. Eğer perdeleri çekersek deprem anında kırılan camların bize zarar vermemesi için işe yarayacağını bilmemiz bizi ciddi yaralardan kurtarabilir. 

YANGIN

Yanma işlemi ısı, oksijen ve yanıcı maddenin ortamda bulunmasıyla oluşur. Herhangi birinin bulunması yangın oluşturmaz. Ancak yangın oluştuğunda üçünden herhangi birini yok edebilirseniz yangını söndürmüş oluruz. Doğal gaz yangınlarında gazı kestiğinizde eğer yanan farklı bir ürün yoksa yangın söner. Sıvı yangınlarda, elektrik yangınlarında ve gaz yangınlarında su kullanılmaz. Çünkü su ile sıvı ve gaz yangınları yangının daha da parlamasına sebep olur. Elektrik yangınlarında ise su ekstra bir tehlike yaratır iletkenlik artar. 

Evimizde yangın tüpü bulundurmadığımız durumlarda yangın esnasında ilkel çözümlerle müdahale etmek zorunda kalırız. Bu ilkel müdahaleler sonucunda daha ciddi sorunlar oluşabilir. Tavada ki yağ yanarken üzerine söndürmek amaçlı su serpersek yangın artacaktır. Bu tür yangınlarda boğma tekniği kullanılması gerekmektedir. Boğma tekniği; yangının üzerini bir şeyle örterek oksijenle temasını keşmektir. Evimizde bulunduracağımız tüpte dikkat edilmesi gereken husus A tipi B tipi ve C tipi yangın söndürücü (3 yangınada müdahale edebilen) olmasıdır. 

VAR OLAN SOMUT HERŞEY YANAR !

Yanmayan bir madde yoktur. Sadece ısıya dayanıklı ürünler vardır. Isıya dayanıklı ürünler alırken dikkat edilmesi gereken önemli bir husus; AMYANT (ASBEST) olmamasıdır. Sebebi ise çevreye ve sağlığa zararlı kanserojen madde ağırlığı fazla olan bir mineral türüdür.. Solunduğunda yutulduğunda kansere yol açabilmektedir. Isıya dayanıklı ürün alacağınızda lütfen çok dikkatli olun.

PATLAMA

Toz olan her şey belli şartlar altında patlar. Biliyor muydunuz?

Çikolata tozu, un tozu, talaş tozu gibi tüm tozlar havayla karıştığında ve etraftan gelebilecek bir kıvılcım eşliğinde patlayabilir. Evimizde hamur işi yaparken bir ceyran oluşması sonucu yeterli derecede un tozu havaya yayıldığında çakmak çakarsanız parlama veya patlama olayı meydana gelebilir. Bu yüzden toz olan hiç bir alanda ateş ile çalışmalar yapmamaya dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde ciddi kazalar oluşabilecektir.

İNSANLARIN EN TEMEL HAKKI NEDİR ? 

Yaşam Hakkı..

Evet yaşamak her insanın hakkıdır. Yaşamımız boyunca bizim yaşamımıza tehdit olan ortamlardan uzak dururuz. Ancak yaşamımızı biz ne kadar ciddiye alıyoruz. Yada yaşamımıza tehdit olabilecek veya tehdit olan ortamları Nasıl tanıyabiliyoruz tartışılır. 

Bir otomotiv firmasında üretim çalışanlarına eğitim verdiğim sırada konu çalışanların hakkı bölümüne gelmişti. Bir katılımcı söz hakkı istedi. Ve şunları söyledi:

“Ben bu eğitimi defalarca aldım fakat bana hiçbir faydası olmadı. Çünkü siz ne anlatırsanız anlatın işveren ne kadar isterse bir şeyler o kadar oluyor. Ve ekledi işveren bir iş verdiğinde o iş ölüm tehlikesi olmasına rağmen yapmak istemediğimizde işten çıkarılıyoruz.”

Biliyorum ki aranızdan bir çok insan böyle düşünüyor. Fakat bilinmesi gereken bir durum var ki o da; çalışanların işten kaçınma hakkı vardır. Örneğin; işveren veya amiriniz size forklift ehliyetiniz olmamasına rağmen geç şu forklifti kullan gibi yasak olan bir iş isteyemez. Diyelim ki istedi. Biz işten kaçınma hakkımızı bu tür olaylarda kullanmalıyız. Benim ehliyetim yok ben kullanamam demeniz gerekmektedir. Bu sebepten dolayı işten çıkaramaz. Var sayalım ki çıkarmak istedi. Geçersiz sebep ile yapılan fesih olduğ için işe iade davası açarak işimize bir ay geri dönebiliriz. Eğer işveren bir ay içerisinde çalışanı işe almaz ise çalışana en az 4 aylık ve en fazla 8 aylık tazminat ödemkle yükümlü olur. Tabi bu durumun kendi içerisinde de bazı şartları gerekmektedir. Bu yüzden her çalışanın 4857 sayılı iş kanunu gözden geçirmenizi tavsiye ederim.

“İnsanların yaşam hakkı vardır. Önemli olan bu yaşam hakkımıza sahip çıkabilmektir.”

MODERN KÖLE

Eski dönemlerden bu yana anlatılan köle pazarları vardır. Kölenin sahibi köleyi satışa çıkarmak için özelliklerini sayar. İşine yarayacağını düşünen zengin kişi ise para vererek köleye sahip olur. İşte günümüzdeki bazı firmalarda çalışanlarına aynı köle sistemi gibi iş yaptırmaya çalışıyor.

Kazasız ve Sağlıklı Günler Dilerim..

Köşe Yazarı : Erol Can Özer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜM HAKLARI www.Gebzemedyasi.com'a aittir. | Newsphere by AF themes.